Haber Detayı
20 Aralık 2019 - Cuma 16:59 Bu haber 3226 kez okundu
 
SAADET PARTİSİNDEN PROTESTO
SAADET PARTİSİ GENÇLİK KOLLARI İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ PROTESTO ETTİ
SİYASET Haberi
SAADET PARTİSİNDEN PROTESTO

SAADET PARTİSİ  GENÇLİK KOLLARI İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ

PROTESTO ETTİ

 

 

Kıymetli teşkilat mensuplarımız, değerli yol arkadaşlarım, basınımızın ve emniyetimizin güzide mensupları hepinizi saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Davetimize icabet ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 

İstanbul Sözleşmesi ve onun uygulanması için çıkarılan 6284 sayılı kanuna karşıyız ve acilen iptal edilmesini istiyoruz. Çünkü; sözleşmenin kabulünden sonra aile faciaları, cinnet, intihar ve cinayet sayıları yükselişe geçmiş durumda. Bu sözleşme önce eşcinselliği teşvik ediyor sonra da ailesiz bir toplum amaçlıyor. Peki neden karşıyız?

 

-İnancımızdan dolayı karşıyız. Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında cinsiyete savaş açıp kadını erkekleştiren, erkeği kadınlaştıran politikaları kabul etmiyoruz.

 

-Adaletsiz olduğu için karşıyız. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun kadının kurban erkeğin saldırgan olduğu ön kabulü ile hazırlanmıştır. Kadının beyanı esas alınmıştır. Bu da erkek cinsiyetini baştan suçlu ilan edip söz hakkı tanınmaması masumiyet karinesine ve insan haklarına aykırıdır.

 

-Cinsiyetçi olduğu için karşıyız. Cinsiyetçilikte ırkçılık gibi faşist ve bölücü bir akımdır. Bazı sapık ve cani erkeklerin suçunu bütün erkeklerin üzerine yıkıp medyada sürekli ‘‘ erkek terörü, erkek şiddeti ’’ diyerek erkek cinsiyetini suçlu ilan etmek bölücülük ve kışkırtıcılıktan başka bir şey değildir.

 

-Ayrımcılık yaptığı için karşıyız. Kadın hakları, erkek hakları gibi hak ayrımcılığı cinsiyetçiliktir. İnsanların hakları vardır ve bir ülkenin kanunları vatandaşlarını kadın-erkek demeden korumak zorundadır. Bir kadın cinayeti olduğu zaman yer yerinden oynuyor ancak geçtiğimiz günlerde bir erkek cinayeti oldu, bilmiyorum kaç kişinin bundan haberi oldu ama poşetin 25 kuruş olması kadar gündem olmadığını biliyorum. İşte bu ayrımcılıktır.

 

-Ailenin yatak odasına girip kocaları tecavüzcü ilan ettiği için karşıyız. Bu sözleşme genç evlilerin yuvasını dağıtıp hayatlarını karartmaktır. Bu sözleşme çocukları babasız, kadınları kocasız bırakmaktadır. İstanbul sözleşmesinden sonra 18 yaşının altında bir kız ile evlenen erkekler, cinsel istismar suçundan yargılanarak 10-15-20 yıl gibi tecavüzcülerle aynı cezaları almaktadır. İşte bu adaletsizliğin ve zulmün ta kendisidir. Sözde Müslüman insanların yönettiği bir ülkedeyiz, maşallah namaz kılıp kuran-ı kerim okuyan bir Cumhurbaşkanımız var ancak dinimizin uygun gördüğü şekilde namusunla evlenmek suç, haram olan zinayı yapmak suç değil. Böyle bir saçmalık olur mu? Biz hayatları karartılan gen evlilerin serbest bırakılmalarını ve zinanın acilen suç ilan edilmesini istiyoruz!

 

Kısacası biz İstanbul sözleşmesine; insana saygı duyduğumuz için, cinsiyetçilik ayrımı yapmayıp dinimize ve aile kurumuna sahip çıkmak istediğimiz için karşıyız. Bu sözleşmeyi içimizdeki iş birlikçiler feministler ve feministlerin yardakçıları savunuyor. Hem de şiddeti ve cinayetleri arttırdığını göre, göre

 

Madde 1/1’de sözleşmenin amacı ‘’Kadınları her türlü şiddete karşı korumak, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak.’’ diye söylenmiş. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun aileyi koruyacağını, kadın cinayetlerini önleyeceği söyleniyordu. Yalnız cezalandırmayı esas alan sözleşmenin şiddeti önlemeye yönelik hiçbir fonksiyonu yok. Veriler de bunu gösteriyor. Sözleşmenin kabulünden sonra resmi rakamlara göre evlenmeler azaldı, boşanmalar arttı. Kadın cinayetleri de artış gösteriyor. Bu arkadaşlar neye bakıp hala ‘’İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’’ diyebiliyor? Bu sözleşme yaşatmıyor, öldürüyor.

 

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği toplumsal büyük bir savaş. Her savaşta asker, düşman birde savaş stratejisi vardır. Cinsiyet eşitliğinin askerleri feministler, düşmanları erkekler ve aile kurumu, stratejileri ise kadına karşı şiddeti önleme maskesi altında kadını koruyormuş gibi yapıp erkeklere ve aile kurumuna saldırmaktır.

 

Genel Kurulunda neredeyse kavgasız gürültüsüz oturum yapılamayan meclisimizde bu 4 parti Avrupa’dan gelen sözleşme karşısında neden sus pus oldu, nasıl anlaştılar? Tarih Erbakan Hocamızı her zaman haklı çıkartmıştır. Bir kez daha şahit oluyoruz. Hocamızın şu sözlerini hatırlatmak istiyorum; Türkiye’de iki parti var. Birincisi Milli Görüş, Saadet Partisi. Öbürü de diğerleri.

 

İstanbul Sözleşmesini bizim gibi kayıtsız şartsız imzalayıp onaylayan ülke sayısı oldukça az. Dünya’nın pek çok ülkesinin onaylamadığı hatta elinin tersiyle itip geri çevirdiği bu sözleşmede neden ısrar etmelerini anlamış değiliz. Bu sözleşmenin toplumsal dokumuza uymadığı ve milletimizi tam bir ifsada sürüklediği artık görülmelidir.

 

Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bir çağrım var. Gelin önce bu İstanbul Sözleşmesi’ni fesh edip cinsiyet ayrımcılığına son verelim. Zina suç sayılsın. Dinimizce yasaklanan her türlü sapkınlıkların faaliyetlerine son verelim. En önemlisi de genç evlilerin mağduriyetlerini gidelim. Khk mağdurlarından, Eyt mağdurlarına kadar yaşanan tüm tüm mağduriyetler için adalet istiyoruz! Bizler bunu Allah rızası için istiyoruz.

 

Saadet Partisi olarak bugün burada adaletin peşinde olduğumuzu ve tüm zulümlerin karşısında, mazlumların yanında olduğumuzu bir kez daha göstermiş olduk. Kimin için veya kime karşı olduğu önemli değil.

 

Basın açıklamamız burada sona ermiştir. Hepinize katıldığınız için tekrar teşekkür ediyorum. Esselamun Aleyküm. Allah’a emanet olun.

Kaynak: Editör: Hakan DEMİRTAŞ
Etiketler: SAADET, PARTİSİNDEN, PROTESTO,
Yorumlar
Haber Yazılımı
esigc.org üyesidir